Almanya Çalışma Gezisi Raporu

1- Giriş

Proje; Avrupa Birliği tarafından ülkemizde uygulanmakta olan Sivil Toplum Diyalogu Avrupa Bilgi Köprüleri Programına sunulmuş ve Avrupa Birliği tarafından desteklenmeye değer bulunmuştur. Projenin genel hedefi; mesleki eğitim-öğretim alanında Avrupa Birliği tarafından benimsenen politikalar hakkında, esnaf-sanatkarlar kesimi ve bunların bağlı olduğu meslek kuruluşlarının bilgi sahibi olması, bu alanlarda AB’ye adaylık sürecinde karşı karşıya kalacakları sorunların ve fırsatların tespit edilmesi, ilgili kesimlerde farkındalık yaratılmasıdır. Projenin özel hedefi; mesleki eğitim-öğretim, yaşam boyu öğrenme ve mesleki yeterliliklerin karşılıklı tanınması konularıyla doğrudan ilgili olan Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi ve ilgili diğer konularda; Avrupa Birliğindeki mevzuat ve son gelişmeler, ülke örnekleri ile meslek kuruluşlarının bu alanlardaki rolleri, yetki ve sorumlulukları konularında TESK ve bağlı esnaf-sanatkarlar meslek kuruluşlarının bilgi birikimi ve teknik kapasitelerinin arttırılmasıdır. Bunun yanında diğer ülkelerle elektronik ortamda karşılıklı bir bilgi ağı oluşturulacaktır. Projenin ortakları: Alman Zanaatkarlar Konfederasyonu - ZDH ile Fransız Zanaatkarlar Daimi Meclisi - APCM olarak belirlenmiştir. İtalyan Zanaatkarlar Umumi Konfederasyonu (Confartigianato) ile Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü Projeye iştirakçi kuruluş sıfatıyla katılmaktadır. Projenin ana faaliyetleri arasında TESK Yönetim Kurulu için; 3 ayrı grup halinde Almanya, Fransa ve İtalya’ya olmak üzere 3 ayrı çalışma gezisi gerçekleştirilmesi, bunun yanında 21-22 Haziran 2007 tarihlerinde mesleki yeterlilikler konusunun tartışılacağı 2 günlük uluslar arası bir konferans düzenlenmesi bulunmaktadır. Almanya’ya 23-27 Nisan 2007 tarihlerinde çalışma gezisi gerçekleştirilmiştir. Bu rapor söz konusu çalışma gezisinden edinilen bilgi ve dokümanlara dayanılarak hazırlanmıştır. Raporda; öncelikle Almanya Federal Cumhuriyeti hakkında kısa bilgi verilmekte, daha sonra Almanya eğitim sistemi, Alman mesleki eğitim sistemi, Alman meslek kuruluşlarının bu sistem içindeki rolleri ve sorumlulukları tanıtılmaktadır.

2- Almanya Hakkında Genel Bilgi

Almanya Federal Cumhuriyeti ya da kısaca Almanya Batı Avrupa'da yer alan, dünyanın en sanayileşmiş ülkelerinden biridir. Kuzey Denizi ile Baltık Denizine kıyısı vardır. Kuzeyde Danimarka, Doğuda Polonya ve Çek Cumhuriyeti ile, Güneyde Avusturya ve İsviçre ile, Batıda ise Fransa, Lüksembourg, Belçika ve Hollanda ile komşudur. Almanya, Avrupa Birliğinin en güçlü üyesidir. AlmanyaFederal Cumhuriyeti 16 şehirden oluşur. Almanya her zaman çeşitli şehirlerden oluşmuş, ancak haritası yüzyıllar boyunca sık sık değişikliğe uğramıştır. Federe şehirler, bugünkü şekilleriyle genel olarak 1945'ten sonra kurulmuşsa da, eski bölgesel ilişkiler ve tarihsel sınırlar kısmen dikkate alınmıştır. Almanya, 82,5 milyon nüfusuyla AB’nin en büyük nüfusuna sahiptir (nüfusun 42,2 milyonunu kadınlar oluşturur). Almanya’da yaklaşık 7,3 milyon yabancı uyruklu yaşamaktadır (toplam nüfusun yüzde 8,8’i), Türk nüfusu ise 1,8 milyondur. Kilometrekareye düşen 231 kişiyle Almanya, Avrupa’nın en yoğun yerleşime sahip ülkeleri arasında yer alır. Nüfusun %88’i şehirlerde ya da banliyölerde yaşamaktadır. Almanya’da nüfusu 100.000’i aşan 90 büyük şehir vardır.

Politika

Almanya'nın devlet yapısı federal cumhuriyettir. Devlet; cumhuriyet, demokrasi, federalizm, hukuk devleti ve sosyal devlet beşli temeli üzerine kuruludur. Başkanı Federal Cumhurbaşkanıdır. Görevi politik bir karar alma yetkisi olmadan devleti temsil etmektir, görev süresi beş yıldır. Bundestag (Federal Meclis) ülkenin ana yüksek yasama organıdır. Milletvekilleri dört yılda bir seçilir ve Alman halkını temsil eder.

Ülke 16 şehirde, şehirler; yönetim bölgelerine, ilçelere, beldelere veya ilçeden bağımsız hareket eden şehirlere ayrılır. Şehirlerin kendi yasama, yürütme ve yargı organları bulunur. Ayrıca yerel yönetimlerle ilgili düzenleme yapma yetkisi de şehirlerdedir. Bu 16 şehri temsil eden, yasaların yapılmasına ve kısmen federal devlet yönetimine katılan anayasal organ Federal Konsey (Bundesrat)'dir. Hükümet, Federal Meclis tarafından seçilen ve bu meclise karşı sorumlu olan başbakan ve federal bakanlardan oluşur. Kabineyi, aynı zamanda çoğunluk partisinin lideri olan başbakan kurar, bakanlarını seçer ve göreve atanmalarını ya da görevden alınmalarını önerir.

Ekonomi

Almanya ekonomisi Avrupa’nın en büyük, A.B.D ve Japonya'dan sonra dünyanın en büyük 3. ekonomisidir. 2005 yılı ihracat rakamı 1,016 trilyon $’dır. Ekonomisinin ana damarı olan başlıca sektörler; mühendislik uygulamaları, otomotiv sektörü, elektronik eşya üretimi, turizm, finansal hizmet sektörü, makine üretimi, kimyasal ürün üretimi, optik ürün üretimidir. Son dönemlerde işsizlik oranı artmakta ve bu sorun sosyal ve ekonomik çevreleri tedirgin etmektedir. Son istatistiklere göre işsizlik oranı %10,16’dır.

3- Almanya Eğitim Sistemi

Alman eğitim sistemi Alman devletinin eğitime verdiği önem ve ayırdığı güçlü mali kaynak sonucu Avrupa'nın en başarılı eğitim sistemlerinden biri olmuştur. Refah düzeyinin yüksek olması ve teknolojinin tüm nimetlerini eğitime yönlendiren Alman devleti uzun vadeli çalışmalarının mahsulünü yetiştirdiği nitelikli kadrolarla almaktadır.Çocuk yuvalarından başlamak kaydıyla yüksek öğrenimin bitişine kadar olan tüm devlet okul ve üniversitelerinin giderlerinin büyük bölümünü devlet karşılamakta ve bu yönüyle halen Avrupa’nın parasız eğitim yapılan birkaç ülkesinden biri olma konumunu korumaktadır. Sosyal devlet olma özelliği nedeniyle öğrencilere birçok burs olanağı sunması sonucu Almanya özellikle üniversite öğrenimi görmek isteyen gençler için bir cazibe merkezidir. Bütün okullar devletin denetimine tabidir. Federal Almanya Cumhuriyetinin federatif yapısı dolayısıyla eğitim işlerindeki yetkiler Federal Devlet ile şehirler arasında paylaşılmıştır. Eğitim alanındaki yasama ve yönetim işlerinde yetkinin büyük kısmı şehirlerdedir.

Alman eğitim sisteminde sırasıyla öğrenciler şu evrelerden geçerler:

Çocuk Yuvaları: İki ile beş yaş arasındaki çocukların devam ettiği ve ilk temel gelişim eğitimini aldığı çocuk yuvaları zorunlu eğitime tabii değildir. Ancak Almanların % 60’ı çocuklarını yuvalara göndermektedirler. Grundschule (İlköğretim Okulları): Almanya’da eğitimde ilköğretim zorunludur. Çocuklar ilkokula altı yaşında başlarlar ve dört sene temel düzeyde bir eğitim alırlar. İlkokuldan sonra öğrencilerin 3 farklı seçeneği vardır; bunlar Realschele, Hauptschel ve Gymanasiumdur. Realschule (Ortaokul):Eğitim süresi altı yıldır. Hauptschule'ye göre eğitim düzeyi daha yüksektir. Genelde belli bir mesleğe yönelim için temel oluşturur. Realschuleabschluss (Ortaokul Bitirme Sınavı) başarıyla tamamlayanlar genellikle bir mesleğe yönelik meslek okullarına ya da meslek liselerine devam ederler. Hauptschule: Hauptschule eğitim düzeyi basittir ve kalifiye eleman yetiştirmek için temel bir eğitim sunar. Eğitim süresi beş yıldır. Gymnasium (Lise):Tamamen üniversite ve akademik eğitime yönelik bir temel eğitim sunan Gymnasium eğitim düzeyi ilköğretim sonrası en yüksek olan okuldur. Eğitim süresi dokuz yıldır. Gymanasium'u bitiren öğrencilerin Abitur (lise bitirme) sertifikası sınavına girmeleri gerekmektedir. Ancak bu sınavı başarıyla verip Abitur sertifikasını alan öğrenciler üniversiteye girme hakkına sahip olabilmektedirler. Farklı ülkelerden gelen öğrencilerin Almanya’da üniversite eğitimi alabilmesi için kendi ülkelerinde en az 13 yıllık bir eğitim almaları ve Abitura denk bir sertifika belgelemesi gerekmektedir. Böyle bir eğitim sistemi olan ülkelerden gelen öğrenciler dil yeterlilik sınavından başarılı oldukları takdirde üniversiteye başlayabilmektedir. Ancak daha az eğitim gören yabancı öğrenciler üniversite eğitimlerine başlamadan önce bir yeterlilik sınavına girmek zorundadırlar.

4- ALMAN MESLEKİ EĞİTİM SİSTEMİ

Federal Almanya Cumhuriyetinde, meslek eğitimi ekonomik gelişmenin temeli ve esas unsurlarından birisidir. Bu alanda yapılan bütün yatırımlar gelecek için yapılan yatırım olarak değerlendirilmekte, planlamakta ve uygulanmaktadır. Avrupa’da mesleki eğitimde 3 ana sistem bulunmaktadır: 1- Pratik eğitim ağırlıklı sistem: Almanya, Avusturya İsviçre ve Danimarka 2- Okul ağırlıklı sistem: Güney Avrupa, Fransa, İtalya, Yunanistan, Finlandiya 3- Mesleki eğitim sisteminde yukarıdaki her iki sistemden de farklı bir yaklaşımı olan İngiltere ve komşu ülkeleri grubu,

Almanya’da mesleki eğitimin tarihçesi 1182 yılına uzanır. Zanaatkarlar o tarihte bir meslekte çalışacak kişilerin hangi yeterliliklere sahip olması gerektiğinin listelerini yapmışlardır. Almanya’da bir mesleğin nasıl öğrenilmesi ve uygulanması gerektiğine en iyi o işi yapan zanaatkarların karar vereceğine inanılmaktadır. Devlet görevlileri ise bunu yasal çerçeveye oturtmakla görevlidir. Meslek sahipleri ve onların örgütleri, mesleki eğitim sisteminin en önemli parçasıdır. 18. ve 19. yüzyılda sanayi devrimine uyum sağlayacak bir takım değişiklikler yapılmıştır. Devlet ilk defa bu dönemde mesleki eğitime karışmış ve birtakım yasal düzenlemeler getirmiştir. 1869 yılında zanaat meslekleri ile ikili sistem resmi çerçeveye alınmıştır. Daha sonra sanayi meslekleri de bu sistem içerisine alınarak uygulama alanı genişletilmiştir. 1921 yılında, gerekli kanuni düzenlemeler yapılarak ikili meslek eğitim sistemi geliştirilmiş, 1938’de kanunlarda yapılan değişikliklerle de işletmelerin çıraklarını eğitime gönderme zorunluluğu getirilmiştir. 1. Dünya Savaşından sonra sendikalar da mesleki eğitimle ilgilenmeye başlamışlar ve özellikle maaş miktarları üzerinde tartışmaya taraf olmuşlardır. 1969’ da Çıraklık Kanunu çıkarılmış, 2005’de bu kanun reforma tabii tutulmuştur. Ama Kanunun ve ikili sistemin ruhu çok değişmemiştir.

Eğitim Günleri

Günümüzde dual sistem %80 işletmede, %20 okulda (mesleki eğitim merkezi) uygulanan, yani işletme ağırlıklı bir eğitim modeli olarak, Alman mesleki eğitim sisteminin en önemli bölümü durumundadır. Mesleki eğitim merkezleri her şehirlerin eğitim bakanlığına bağlıdır. Finansmanı şehir tarafından karşılanmakla birlikte sosyal tarafların da katkısı olmaktadır. Almanya’da zorunlu eğitimi tamamlayanların %55’i ikili sisteme, % 10’u okul ağırlıklı meslek liselerine, %35’i üniversiteye hazırlayan okullara devam etmektedir. İkili sistemde halen 343 meslek dalında eğitim verilmektedir. Geçtiğimiz yıl tüm meslekler güncellenmiş, bazı meslekler listeden çıkarılmış, bazı çalışma alanları ise meslek olarak kabul edilmiştir. Eğitim programlarının asgari standartları Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanmaktadır. Bu standartlar tüm ülkede bir örnek olarak uygulanmakta ve kesin bir çerçeve çizmektedir. Özellikle okul ve işletme eğitiminin uyumlu olmasına dikkat edilmektedir. Çıraklık eğitimine gidenler bir eğitim sözleşmesi yapmaktadır. Çıraklık eğitimi görenlerin çalışan ve öğrencilerden farklı pozisyonu bulunmaktadır. Günümüzde Almanya’da 1.6 milyon çırak öğrenci, 550 bin meslek lisesi öğrencisi bulunmaktadır. Her yıl 500 bin kişi sınav sonucu belge almakta, 25 bin kişi eğitim almadan sınava girmekte ve belge almaktadır. Gençlerin çoğu dokuz veya on yıllık okul devresinden sonra 15 veya 16 yaşlarında ikili bir meslek eğitimine başlamaktadır. Yüksek öğrenime hak kazanmış veya hiçbir mezuniyeti olmayan gençler de ikili meslek eğitimine başlayabilmektedir. İkili sistemde 850 bin usta eğiticiye karşın meslek okullarında 130 bir öğretmen bulunmaktadır. Usta eğiticilerin %96’sı işletmelerde çalışmaktadır. Bu durumun Alman mesleki sisteminin kalitesini arttırdığı düşünülmektedir. Çıraklık eğitiminde oto-kontrol; sanayi ve ticaret odaları, esnaf ve sanatkarlar odaları, serbest meslek odaları, ziraat odaları gibi tarafların eğitimleri sürekli denetlemeleri ile sağlanmaktadır. Bu da eğitimin kalitesini arttırmakta, tarafların işbirliğini geliştirmektedir. Almanya’da gençlerin işsizlik oranı diğer AB ülkelerine göre nispeten düşüktür (%11-12). Bu da ikili sistemden kaynaklanmaktadır. Çünkü ikili sistemden mezun olanların %90’ı bir yıl içinde iş bulabilmektedir. Hayat boyu öğrenme faaliyetlerinin yaygın ve kolay ulaşılabilir olmasının da etkisiyle meslek sahibi olanların yaklaşık yarısı 7-8 yıl içinde yeni bir meslek öğrenmek için eğitim almaktadır. Almanya’da işverenlerin ¼ ü çırak istihdam etmektedir. Çıraklık sisteminde en yaygın sorun; eğitim verilecek işletme bulmakta sıkıntı yaşanmasıdır. Bir diğer sorun yabancı kökenli olanların sisteme girmekte sıkıntı yaşamalarıdır. Özellikle dil yetersizliği ve sistemin yabancı kökenli olanlar tarafından yeteri kadar tanınmamasının buna neden olduğu düşünülmektedir. Türk işletmelerinin çırak istihdam etmeleri yönünde özel bir çaba gösterilmektedir. Bir işletme ancak, elinde mesleki ve pedagojik yeterliğe sahip usta öğreticiler mevcut olduğu takdirde gençlere meslek eğitimi verebilmektedir. Aynı zamanda işletmelerin, devlet tarafından çıkarılan meslek eğitim programlarında öngörülmüş olan eğitim alanlarını nitelik ve donanım açısından tam olarak verebilecek veya işletmeler üstü eğitim merkezlerinde tamamlayıcı meslek eğitim yardımıyla verebilecek durumda olması gerekmektedir. Federal Almanya Cumhuriyetinde, ne işletmeler meslek eğitimi vermekle yükümlüdür, ne de gençler meslek eğitiminden geçmek zorundadır. İkili meslek eğitimine duyulan büyük ilgi meslek eğitimimin bir yandan işletmeler için yararlı olması, öte yandan bu yolla gençlerin istihdam şansının ve uzun vadeli para kazanma imkanlarının açık olmasıdır. İkili meslek eğitim sisteminin başlıca karakteristiklerinden birisi, mesleki eğitim sürecinde; işverenlerin, sendikaların, federal dairelerin ve şehir resmi dairelerinin ortak çalışmalarıdır. Bu işbirliği; işverenlerle, iş alanların mesleki eğitim meselelerinde işbirliği içinde çalıştıkları işletmelerde, daha en alt kademede başlamaktadır. Mesleki eğitim alanındaki sosyal diyalogun gelişmiş olması sistemin başarısının temel unsurlarından biridir. Bu diyalog, bölgesel ya da yerel düzeyde, ülke çapında ya da federal düzeyde gerçekleşmektedir.

İşletmelere üstü eğitim

Almanya’da meslek kuruluşlarına ait eğitim merkezlerine işletmelerüstü eğitim merkezleri denilmektedir. İşletmelerüstü eğitim üçüncü bir eğitim dalı değil, işletme eğitimini tamamlayan ve güçlendiren bir eğitimdir. Halen tüm ülkede 500 civarında işletmelerüstü eğitim merkezi bulunmaktadır. İkili sistemde çıraklar işletmede pratik eğitim görmekte, eğitimin teorik kısmını okulda almaktadır. Özellikle küçük ölçekli işletmelerde eğitim programının öngördüğü bazı eğitimler eksik kalabilmektedir. Ancak eğitim sonunda alınan belge bu belgeye sahip herkesin aynı eğitimi aldığını ve aynı yeterlilik seviyesine sahip olduğunu göstermektedir. İşte işletme eğitiminin eksik kalan kısımları bu merkezlerde tamamlanmaktadır. Bu merkezlerde verilen eğitim standarttır ve tüm okullarda aynı programlar uygulanmaktadır. Özellikle sanatkarlıkla ilgili mesleklerde bu tamamlayıcı eğitimlere ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitim süresi ve niteliği mesleklere göre farklılık göstermektedir. Örnek vermek gerekirse; Berberlik mesleğini öğrenenler 3 yıllık eğitim süresi içinde 3 hafta işletmelerüstü eğitim görmek zorundadır. Bu eğitim sınava girmeden kısa bir süre önce alınmaktadır. Marangozluk mesleğinde 8 hafta, araba mekantroniği meslek dalında 10 hafta, inşaat meslek dalında 32 hafta eğitime gelmek zorunluluğu bulunmaktadır. İşletmelerüstü eğitimin finansmanı temelde bu eğitimden elemanları yararlanan işletmeler tarafından karşılanmaktadır. Mesleklerine göre günümüzde haftalık eğitim gideri 250-400 EURO arasında değişmektedir. Eğitime öğrencisini gönderen işletme açısından bunu karşılamak büyük bir harcama ya da mali yük olarak değerlendirilebilmektedir. Bu bedelin karşılığını verebilmek için merkezler eğitimin kalitesi sürekli olarak yükseltmeye çalışmaktadır. Öğretmenler ve ekipmanlar sürekli geliştirilmekte, merkezlerin kalite güvence belgeleri bulunmakta, bunu korumak için sürekli kendini geliştirme ve yenileme faaliyetleri yapılmakta, eğitimlerin kalitesi ve verimliliği hakkında işletmelerden ve öğrencilerden geri bildirimler alınmakta ve titizlikle değerlendirilmektedir. Öğretmenlerin kendini geliştirmesi için imkanlar sağlanmaktadır. Eğitim merkezleri diğer meslek kuruluşları ile de yakın ilişki içinde bulunmaktadır. Meslek kuruluşları eğitilmiş elemana ihtiyaç duyulduğunda bunu eğitim merkezlerine bildirmekte ve buna uygun olarak eğitim programları açılmaktadır. İşletmelerüstü eğitim merkezlerinde verilen eğitimlerin müfredatı, çerçeve olarak Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. Müfredatın içeriği ise eğitim merkezinin bağlı olduğu meslek kuruluşunun bünyesinde kurulmuş bağımsız bir kurul tarafından doldurulmaktadır. Köln’de 30 adet işletmelerüstü eğitim merkezi bulunmaktadır. Bunlardan biri Köln Zanaatkarlar Odasına ait olan ve 1978’de açılmış olan merkezdir. Merkezin yapım ve donanımına Köln Zanaatkarlar Odası %80 oranında destek sağlamış, %20’lik bölüm AB fonlarından sağlanmıştır. Her yıl merkezi geliştirmeye yönelik yeni yatırımlar Köln Zanaatkarlar Odasının desteğiyle yapılmaktadır. Bu merkezlerin finansmanında Devletin önemli oranda desteği bulunmaktadır. Özellikle önemli yeni donanım alımında yerel idare ve genel idare tarafından %70 oranında Devlet desteği sağlanmaktadır. Merkezde 7000 öğrenci bulunmakta, 30 meslek dalında eğitim verilmektedir. Mesleki yönlendirme, okul ile eğitim merkezleri arasında sıkı işbirliği ile sağlanmaktadır. Okullar mesleki eğitim merkezlerini ziyaret ederek meslekler hakkında bilgi sahibi olmaktadır. Eğitim merkezinin istatistikleri incelendiğinde günümüzde en çok ilgi gören ve talep edilen meslek dallarının sırasıyla oto mekatroniği, berber-kuaförlük, marangozluk, büro yönetimi, metal meslekleri, diş protez teknisyenliği olduğu görülmektedir.

5- MESLEK KURULUŞLARI VE MESLEKİ EĞİTİM SİSTEMİ İÇİNDEKİ ROLLERİ

Almanya’da esnaf ve sanatkar meslek kuruluşlarının şemsiye kuruluşu Alman Zanaatkar Odalar Konfederasyonudur (Zentralverband des Deutschen Handwerks – ZDH). ZDH’nın temel görevi bu kesimin çıkarlarını korumaktır. ZDH üyesi olan bağlı kuruluşlar ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan ilki üyeliğin zorunlu olduğu zanaatkar odaları, diğer üyeliğin gönüllü olduğu federasyonlardır. Halen ZDH’a bağlı 55 zanaatkarlar odası, 46 ulusal federasyon bulunmaktadır. ZDH’ın temel görevi, zanaatkarlara yönelik politikalarla ilgili temel konularda bağlı zanaatkar kuruluşları içinde işbirliğine ve uzlaşıya gidilmesini sağlamaktır. ZDH, Alman Hükümeti ve diğer merkezi otoriteler nezdinde tüm zanaatkarlar sektörünün çıkarlarını temsil etmektedir. Zanaatkar odaları, yerel düzeyde bütün zanaatkarları temsil eden çıkar grupları ve meslek kuruluşlarıdır. Bu odalara çalışma bölgesi içindeki zanaatkarların üye olması zorunludur. Üye olma kriteri meslektir. Yasayla belirlenmiş 90 meslekte açılan işletmelerin büyüklüğü ne olursa olsun zanaatkar odalarına üye olması zorunludur. Bu 90 meslekten 45’i için ustalık belgesine sahip olmak gerekmektedir. Daha önce tüm mesleklerde ustalık belgesi aranmakta iken 5 yıl önce meslekler sınıflandırılmış ve bazılarında ustalık belgesi aranmaya başlanmıştır. Zanaatkar odalarının temel görevleri; 1. Üye işyerlerinin gelişmesini sağlamak üzere çeşitli alanlarda danışmanlık hizmeti vermek, 2. Yeni işyeri kuracak olanlara veya işyeri devralan girişimcilere danışmanlık hizmeti vermek, 3. Herhangi bir açıdan işletmesi sorun yaşayan üyelere danışmanlık vermek, 4. Mesleki eğitime üyelerin, çalışanların ve ilgili diğer kesimlerin ilgisini artırmak, 5. Çalışanlara gelişen ve değişen teknolojiye uyum eğitimi vermek ve işyerlerinde istihdam edilebilecek yeterlilikte vasıflı insan gücünü yetiştirmek, 6. Yeni meslek öğrenmek isteyenlere eğitim vermek, 7. Çıraklık, kalfalık ve ustalık eğitimleri vermek, sınavlarını yapmak, 8. İşletmelerüstü eğitim merkezleri kurmak ve çalıştırmak, 9. Üyelerin gelişmesini sağlamak ve çıkarlarını korumak için şirketler kurmak, kurulu olanlara ortak olarak katılmak, 10. Üyeleri yetkili kurumlar nezdinde temsil etmek ve çıkarlarını korumak Odaların kazanç ve vergi ödemeye bağlı olarak çalışan bir aidat sistemi bulunmaktadır. Yıllık aidat ortalama 250 Euro civarındadır. Odalar yönetim kurulu tarafından yönetilirler. 5 yılda bir yönetim kurulu seçimleri yapılır. Odalara yalnız işletme sahipleri değil yanlarında çalışanlar da üye olabilmekte, ancak aidatı yalnız işletme sahipleri ödemektedir. Genel kurulun 1/3 ü çalışan, 2/3 ü işletme sahiplerinden oluşmaktadır. Odalar yalnız işletme sahiplerinin değil çalışanların da çıkarlarını korumaktadır. Sanatkar işletmeleri küçüktür, işletmede sıkı bir işbirliği bulunmaktadır. İşletme ile ilgili kararlarda işletme sahibi kadar çalışan da etkilenmektedir ve söz sahibi olmasında yarar bulunmaktadır. Odanın gelirlerini %35 aidat, %37 eğitim ve kurs gelirleri, %12 servet gelirleri, %11,8 devletten elde ettikleri gelirler, %3 diğer gelirler oluşturmaktadır. Giderler ise %49 personel gideri, %8 hizmet alınan uzmanlara ödenen ücretler, %22 demirbaş ve diğer sarf malzemesi, %6 faizler ve geri ödemeler, %10 yatırım giderleri olarak gerçekleşmektedir. Odaların üyelerine verdikleri en önemli hizmetleri danışmanlık hizmetleridir. Hukuk, işletme bilgi işlem, çevre, teknik ve arge konularında çok sayıda danışman istihdam edilmektedir. Bunun yanında aracılık ve bilirkişilik yapan kişilerle de ilişki kurulmakta ve üyelerin ihtiyacı olması halinde bu kişilere yönlendirme yapılmaktadır.. Zanaatkarlıkla ilgili bir çok kayıt, Devletin de iş yükünü azaltmak adına bu odalarda tutulmaktadır. Üyeliğin zorunlu olması odaları güçlendirmektedir, üye sayısı arttıkça odanın maddi gücü ve lobi gücü artmaktadır. Güçlü oda üyelerin çıkarlarını daha iyi korumakta, daha kaliteli hizmet sunmakta ve onları daha iyi temsil etmektedir. Almanya’da meslek odaları,meslek eğitimi için yetkili kuruluşlardır. Odaların da en önemli görevi mesleki eğitimle ilgili faaliyetler yapmak, bunları geliştirmek, üyelerine mesleki eğitim hizmetleri sunmaktır. Odaların personelinin çoğu eğitimcidir. Odalarda eğitim, sınav ve belgelendirmeye ilişkin olarak çok sayıda görev yerine getirilmektedir. Kalfalık ve ustalık belgeleri düzenlenmektedir. Odalara ait işletmelerüstü eğitim merkezlerinde yaşam boyu öğrenme yaklaşımı çerçevesinde üyelere, yanlarında çalışanlara ya da diğer talep eden gruplara eğitimler düzenlenmektedir. Zanaatkarlıkla ilgili 90 meslekte önce çıraklık eğitimi verilmektedir. Çıraklık eğitimi 2,5-3,5 sene sürmektedir. Bu eğitim esnasında çırak işletmeyle iş sözleşmesi yapmak zorundadır. Böylece sözleşme yapan işletme çırağın eğitimi için sorumlu hale gelir. Okul ve işletmenin verdiği eğitime Almanya’da ikili eğitim denilmektedir. Diğer ülkelerden farklı olarak Almanya’da esnaf ve sanatkarlar odası devletle birlikte eğitim müfredatının yapılmasından sorumludur. Bunun amacı eğitimin güncel gelişmeleri takip edebilmesi, pratik bölümünün daha güçlü olmasıdır. İşletme üstü eğitimle, mesleki eğitimde işletmelerde var olmayan teknolojik gelişme eğitime yansıtılmaktadır. Bu meslekler üstü eğitim tüm Almanya çapında standardize edilmiş ve aynı özelliğe sahip olarak sürdürülmektedir. İşletmelerüstü eğitime katılmak zorunludur. Mesleki eğitim alanında, özellikle Leonardo programı kapsamında odalar ve eğitim merkezlerince projeler yürütülmektedir. Öğrenci değişimi, bilgi ve iletişim ağları kurulması, teknoloji değişimi, pazarlama, eğitim merkezlerinde eğiticilerin niteliğini arttırma, girişimcilik eğitimi en çok uygulanan proje konularıdır. Fransa, İtalya, Polonya, İngiltere, İrlanda, Macaristan en çok ortaklık kurulan ülkelerdir. Türkiye ile de birçok ortak çalışma gerçekleştirilmekte, özellikle Türkiye’den çok sayıda heyet eğitim merkezlerini ziyaret etmektedir. Son dönemde özellikle Europass ile ilgili projelere ağırlık verilmektedir.

Mesleki Yeterlilik Çalışmaları

Avrupa yeterlilikler çerçevesi Avrupa Birliğinde yeterliliklerinin tanımlanması, şeffaflığı sağlamak, mesleki yeterlilikte ortak ilkeler belirlemek amacıyla ortaya çıkmış bir çalışma alanıdır. Ancak bu alandaki çalışmalar ülkelerin eğitim sistemlerinin ve yeterlilikleri belirleme yöntemlerinin çok farklı olması nedeniyle hayli yavaş ilerlemektedir. Avrupa yeterlilikler çerçevesinde bulunan 8 seviye ile 27 ülkenin farklı eğitim modellerindeki mesleki yeterlilikler, ortak bir paydada buluşturulmak istenmektedir. Alman mesleki eğitim sistemi, Avrupa’daki en katı ve yerleşmiş mesleki eğitim sistemi sayılabilir. Ulusal düzeyde bir yeterlilik kurumu bulunmamakta, belgelerin geçerliliğine iş piyasası karar vermektedir. Bu sistemin değiştirilmesi düşünülmemektedir. Ancak Avrupa yeterlilikler çerçevesine uyum sağlamak yönünde bir takım çalışmalar başlatılmış, Brüksel’de bu konuda çalışmak üzere bir çalışma grubu kurulmuştur.

2018 @ Tüm hakları sonuna kadar saklıdır. CADDE MEDYA